
Küsken barışmak, ayrıyken kavuşmak, suskunken konuşmak bayramdır.
Endişe içinde beklediğinden mektup almak, telefonda ansızın sesini duymak, seni görünce deli gibi boynuna sarılmak bayramdır.
En acıktığın anda bir somun ekmeğin köşesini bir parça koparmak bayramdır
Korktuğunda güvendiğine sarılabilmek, dara düştüğünde dost kapısını çalabilmek bayramdır.
Göğsüne başını koymak saçlarını müşfik bir sevgiyle okşayan anne bayramdır.
Ona güvenmiştim, yanılmışım gerektiğinde aldatılmışlığın ve haksızlığın üstüne yalın kılıç ile yürüyebilmek bayramdır.
Güne gülümseyerek başlamak iyi ki yanımdasın, her şeyi sana borçluyum, hiç pişman değilim bayramdır
Alnı açık yaşamak ve yaşlanmak ulu bir çınar gibi ayakta ölebilmek Bayramdır
Dostlarından, gözü yaÅŸlı ayrılmak Sevdiklerinle geçen her gün, en iyi bayramdır…
Saygının ve sevginin doruğa ulaştığı hoşgörünün ve insanlığın zirvede olduğu gün bayramdır
Kederin, küskünlüğün, dargınlığın ve hatta birkaç günlükte olsa ihanetin kol gezmediği güzel günler bayramdır
Şimdi hemen geriye yaslanıp Nerede o eski bayramlar diye söze koyuluruz.
Ulaşımın zor olduğu anlarda dahi büyüklere saygıyı, küçüklere ise sevgiyi aşılamanın mücadelesi verilirdi. O günler bayramdır
Silah çıktı, mertlik bozuldu misali, cep telefonları birçok değerlerimizi alıp götürdü Tebrik kartları ve cep telefonuyla çekilen mesajlara bırakıp büyüklerin ellerini öpmek bayramdır
Allah'nın yaratmadığı peygamberlerin tatmadığı hasanın kullanmadığı yalansız gün bayramdır
Anılar, hatıralar ve maziye gömdüğümüz gelenek ve görenekler akla gelir.
ÇocukluÄŸumuzda bayramda tattığımız lezzeti hatıralarımızdan silinmeyen zompa da Odun ateÅŸinde yapılan yaÄŸlı bazlama ekmeÄŸi yemek bayramdır İyi bayramlar…
Hasan AÄŸca








